|
|
April 03 Buz kesti yüreğim sen yoksun diye Odamda öylesine tek başına Dolanır dururum gecelerce Elimde senin resmin Hani şu çerçevesiyle getirdiğin Ve bir anı gözlerimde Islanırken akan damlaların altında Sıkıca sarılmıştın bana Kulağına fısıldamıştım, hatırla Sana benden, bana senden başka Herkes yabancı herkes el Birgün ne olursa olsun Ne yaşarsak yaşayalım Asla birbirimizi bırakmak yok, Terketmek yok asla Ama şimdi bilmiyorum Nerdesin,nerde...
ihanet,kahpelik puşta göreyse sadakatla sevmek dosta göredir
Bu kente yanlızlık çöktüğü zaman uykusunda bir kuş ölür ecelsiz alıpta başını gitmek istersin karanlık sokaklar kör sağır dilsiz
Ey sevda kuşanıp yolara düşen Bilesin bu yollar dağlar dolanır Yare ulaşmadan düşersen eyer Yarin hasretinin yankısı kalır
Ey sevda kuşanıp yolara düşen Bilesin bu yollar dağlar dolanır Yare ulaşmadan düşersen eyer Yarin hasretinin yankısı kalır
Gecenin ucunda gün aralanır Yar sevdası ile yürek bilenir Sızılı bir ırmak uğurlar seni Su olup akarsın Kır çiceklenir
Gecenin ucunda gün aralanır Yar sevdası ile yürek bilenir Sızılı bir ırmak uğurlar seni Su olup akarsın Kır çiceklenir
Ey sevda kuşanıp yolara düşen Bilesin bu yollar dağlar dolanır Yare ulaşmadan düşersen eyer Yarin hasretinin yankısı kalır
GRUP YORUM {UĞURLAMA}
March 31
Erkekler Melektir ;
Bir gün ormancının biri dalları nehrin üzerine sarkan ağacın dallarını keserken baltasını suya düşürür.
'Aman tanrım' diye bağırdığında bir peri belirir ve
'Ne diye bağırıyorsun?' der.
Ormancı baltasını suya düşürdüğünü ve yaşamını sürdürebilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu söyler.
Peri suya dalar ve elinde bir altın balta ile tekrar belirir. 'Baltan bu muydu?' diye sorar. ormancı'hayır' diye cevaplar.
Peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde gümüş bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar.
'Baltan bu muydu? 'ormancı yine 'hayır' diye cevaplar.
peri suya tekrar dalar ve bu sefer elinde demir bir balta ile tekrar belirir ve yine sorar.
'baltan bu muydu?' ormancı 'evet' der.
Ormancının dürüstlüğü perinin çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de kendisine verir.
Ormancı mutlu bir şekilde evine döner.
Bir zaman sonra ormancı eşiyle birlikte nehir boyunca yürürken karısı suya düşer.
Ormancı 'aman tanrım' diye bağırır. peri yine belirir ve sorar.
'ne diye bağırıyorsun?' ormancı 'karım suya düştü der.
Peri suya dalar ve Jennifer Lopez le birlikte geri döner.
'Senin karın bu mu?' diye sorar. ormancı 'evet' der.
Peri sinirlenmiştir. 'yalan söylüyorsun. gerçek bu değil' der.
Ormancı 'özür dilerim peri, ortada bir yanlış anlaşılma söz konusu. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim bu sefer Catherine Zeta-Jones ile geri dönecektin, o na da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin. ben fakir bir adamım ve üç karımın sorumluluğunu taşıyabilecek durumda değilim. Jennifer Lopez e evet dememin sebebi budur.
Bu hikayeden alınacak ders :
Ne zaman bir erkek yalan söylüyorsa bunun iyi ve saygın bir nedeni vardır ve bu başkalarının yararı içindir.
(Kendileri için bir şey istiyorlarsa ne olsunlar )
VAR MI DAHA ÖTESİ ????????:))))))) yalan tabiiki (:
March 20
Sabah : Biz Öldük!
Anadolu ajansi : Kiyamet koptu (A.A)
Zaman : Biz demistik, böyle olacagi belliydi!
Dünya Gazetesi : IMKB' de endeks bir daha yükselmeyecek.
Hafta Sonu : Ayhan Isik ile Hülya Avsar gizlice bulustular
Erkekçe : Ayin hurisi
Fanatik Gazetesi : Bu maçin galibi yok!
Cumhuriyet : Sonunda Ata'miza kavustuk.
Bilim Teknik : Evren hakkinda bütün bilmediklerimiz...
Oyun dergisi : Game Over
Elle : Yargi gününde aninda 10 kilo verin!
Para : Kiyametten kâr yapmanin 100 yolu
Star Gazetesi : Sok! Kandirildik, Seytan aslinda iyiymis!(EN GÜzELİ)
Aktüel : Mahser günü yaninizda olmasi gereken 2 sey: Sevaplar ve Isiya dayanikli elbise :)
Auto Show : Sirat köprüsünde saniyede 100 km ye ulasan son model arabalar
Arena Ugur Dündar : Cennete rüsvetle kaçak giren günahkarlarin tüyler ürperten dosyasi(koptum bunda)
Hürriyet Ertugrul Özkök : Iyimserligi elden birakmayalim, hiç olmazsa cehennemde isinmak için yakit parasi yok!
Milliyet Meral Tamer : Zebaniler, delik kazanlarin üreticisini Seytan'a sikayet etti.
Radikal : Yeni dosyayi açiyoruz: Yesil itiraf ediyor. Aslinda kiyametten Susurluk çetesi sorumlu.
Show TV Reha Muhtar : Sayin Zebani, kazanlarin yaninda terlemiyor musunuz?(klasik reha show)
ATV Hakan Aygün : Mahser yerinde Fordculuk çok yaygin,izliyorsunuz sayin seyirciler, biyikli bey, nasil arka saflarda çalisiyor...
Kanal 6 : Izliyorsunuz sayin seyirciler,kazanlarin içi bir volkan gibi, insanlar bagris çagris yaniyor, kizariyor...
Basbakanlik Basin ve Halkla Iliskiler Dairesi Baskanligi : Devletimiz, bütün yaralari saracaktir  March 19
Ben senin görmediğin düşünüm Kurmadığın hayalin Elinden tutup da yürütmediğin Kötürüm bırakırken irkilmediğin Kundaklara sarıp sarmalayıp da Büyütmediğin bebeğinim Kıymet vermediğin Ben senin sevginim hissetmediğin Atmayan nabzın donmuş yüreğinim Tuvale sürdüğün boyayım yarım yamalak Resim olamamış Mırıltıyım dudağında melodisi kalmamış Gözünden düşen bir kirpik Kopup giden yuvasından ak bir saç teliyim Varken değerini bilmediğin Yokken hissetmediğin Bakmadığın gökyüzüyüm ferah Almadığın nefesim mutlu Yalnızlığını paylaşmadığın yıldız Sırtını dönüp de bir daha bakmadığın güneş de olabilirim Korkunum kendine bile söyleyemediğin İç sesinim dinlemediğin Altıncı hissin de olabilirim hissetmediğin Neyi görmedin neyi dinlemediysen Neyi istemedin neyi sevmediysen Sana hayat verdiği halde neyin kıymetini bilmediysen ben o’yum Uyunmamış uykunum, yenilmemiş lokma İçilmemiş suyunum ziyan edilen kaynağında Sevilmiş de sevmemiş bedeninim Ölmüş de dirilmemiş ruhunum aşkımda İnkarınım ben senin ve hatta edersen imanın da olurum Bakmadığın aynayım korkularından kaçıp Tüm kelepçelerden azad edecek anahtar Kilitlere takmadığın Tüm ağuları şifa edecek panzehirim yemeğine katmadığın Ben de istemediğin ne varsa hepsi senin Görmeyi bilmediğin Bilip de sevmediğin herşeyim Anlasana artık yok ortada ben diyecek benliğim Ben SEN’im .........
HAYATINDAN TAMAMEN SILEMEZ BENI KIMSE,YA KALBINDE, VARSA YÜREGINDE YADA BEDENINDE MUTLAKA BIR IZIM KALIR GERIYE..Yüregin yoksa eger rahat ol ozaman izim bedeninde,beni unutmana yetecek MESAFE yok bu alemde,bosuna ugrasma sadece zaman geçer biraz daha bakarsin,alemlere akarsin ama yerime asla bir ALLAHIN KuLunu K O Y A M A Z S I N! ..
pRenSipLerim vAr VE seviyeSiz diiLim.. ! ,,kinCi diiLim Ama Unutmam!.. ,,şevkat qöSteriRim Ama ŞıMarTmaM.. ! ,,Ciddiye aLıRıM ama KAPILMAM!.. ...DALGA GEÇERİM AMA KIRMAM..! Huzur Veririm Ama Söz vermem!
YıLLardır içimde Bir çocuk ağLar,
İşte hep bu yüzden ısLak gözLerim.
Sende çekip gitme dayanamam yar,
Öle taş değilim sandığın kadar.. :(((
Sana o kadar kırgınım ki, seni bin parçaya bölsem yetmez.
Ama kaybolacak bir parçanada gönlüm elvermez...
Eğer canın sıkılıyorsa
gece her zamankinden karanlık gözüküyorsa
gökyüzüne bak ve sabahı düşün
inan sabahı bekleyen tek sen olmayacaksın.
Hadi çık gel bu gece düşlerime
Yıldızlar salınarak yağsın üzerimize
Ay ışığı örtüp gizlesin ikimizi
Sana söz olsun ki ertelerdim doğacak olan güneşi
Sensiz başka günlerime
Kessem kaç intihar akar bileklermden… Assam kendmi verecek son nefes kalmşmıdr bnde Atsam kendimi düşecek kadar ağır mıdır bedenim? İçi gazla dolmuş bir balon gibiyim Bu gece kanayan gözlerimi çıkarıp kaldırasım var Bu gece kanımı dondursam? Kalbim çürümüş içindeki her şey kokmuş buruşmuşken Akbabalar bile suratını çevirirdi! Kalbimi eskisi gibi attıracak kimse yok mu?
Unutturur mu zaman.. Mutluluğumu geri verebilir mi? Seninle dolu gecelerimi Aradığın zamanlarda .. Yüzümde beliren gülümsemeyi Söyle geri getirebilir mi? Yaşanmaz kılarmı ayrılığı.. Yine hissedermiyim Güven veren sıcaklığını... Unutturabilir mi Camdan kırıkları... Unutmadım ben hala Son bakışını.. Gözlerimi senden kacırışımı... Caresizce gidişimi... ßen giderken seninin yiti$ini.. Unutmadim... ßeyaz bir güldüm Senin ellerinde.. Canını acıttım.. Acıdım.. Öylece bir köşede kalakaldım... Sensiz bende kanadim.. Hani Rüzgar değse kirpiğime Kan damlardı baktığın yere.. Kirpiğime ayrılık değdi.. Gelsene... Hani gelmediğim gün ölürdün... Bak sen gelmedin ben öldüm...
March 07
ziyaretçi sayacım bu kadar kişi gelmiş bakmış

 

¦¦.¸¸.•*´•`*•.¸¸.¦¦Mevlana¦¦.¸¸.•*´•`*•.¸¸¦¦
Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...
*****
Güneş olmak ve altın ışıklar halinde Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim Gece esen ve suçsuzların ahına karışan Yüz rüzgarı olmak isterdim...
*****
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol...
******
Bir adamın birçok hüner, fen, bilgi sahibi olduğuna bakma! Verdiği sözde duruyor mu? Vefâsı var mı? Ası ona bak! Hakla ettiği sözleşmeyi yerine getiriyorsa, insanlara verdiği sözde duruyorsa, vefâlıysa onu istediğin kadar öv! Onun iyi vasıflarını bir bir say! O, senin övgünden, saydığın meziyetlerden daha üstün bir kişidir.
*****
Şöhret âfettir; şöhret peşinde koşmak, iyi tanınmak için uğraşmak, insanlığa yakışmaz. Eğer sen hakikati, aşk incisini arıyorsan, görünüşten kurtulman, deniz dalman, derinliklere inmen gerek! Yoksa şöhret, gösteriş, deniz kıyısına düşen köpüktür.
*****
Kötü huy kılavuzun oldukça mutlu olacağım sanma! Sen sabaha kadar gaflet uykusundasın, ömürse kısadır. Korkarım ki, sen bu uykudan uyanınca gündüz olur.
******
Haydi şu benlikten kurtul, herkesle anlaş, herkesle hoş geçin. Sen kendine kaldıkça, bir habbesin, bir zerresin fakat herkesle birleştin, kaynaştın mı, bir ummansın, bir madensin! Bütün insanlarda aynı ruh vardır, ama hepsinde de aynı yağ bulunmaktadır. Dünya da çeşitli diller, çeşitli lügatler var, fakat hepsinin da anlamı birdir, çeşitli kaplara konan sular, kaplar birleşirler, bir su hâlinde akarlar. Tevhidin ne demek olduğunu anlar da, birliğe erersen, gönülden sözü, mânâsız düşünceleri söküp atarsan, can, mânâ gözü açık olanlara haberler gönderir, onlara gerçekleri söyler. *****
Mânâların aşk burakı, aklımı da, gönlümü de aldı, götürdü.”Nereye götürdü?” diye den bana sor. Aklımı da, gönlümü de senin bilmediğin o tarafa, ötelere götürdü. Ben öyle bir revâka, öyle bir kemer altına ulaştım ki, orada ne ay gördüm, ne de gök. Öyle bir dünyaya eriştim ki, orada dünya da, dünyalıktan çıkar, dünyalığını kaybeder.
*****
Pişman olmayı kendine âdet edinirsen boyuna pişman olur durursun! Nihayet bu pişmanlığa da daha ziyade pişman olusursun! Ömrünün yarısı perişanlıkla geçer, öbür yarısı da pişmanlıkla heder olur gider! Bu fikri, bu pişmanlığı terket de, daha iyi bir hâl, daha iyi bir dost ve daha iyi bir iş ara!
******
Sermâyesi kanaat olan kişinin; her yaptığı iş, tâ’at olur, ibâdet sayılır. Onun yemesi, içmesi, uyuması, Hakk’ın emrini tutması, yerine getirmesi içindir. Sakın Hak’tan başkasını dost edinme! Çünkü halkın dostu olmak, halkın gözüne girmek ömürsüzdür, ancak yarım saat sürer.
******
MEVLÂNÂ'NIN YEDİ ÖĞÜTÜ
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol,
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol..
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,
Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol,
Hoşgörülükte deniz gibi ol,
Ya olduğun gibi görün...
Ya göründüğün gibi ol...

Kendi halimde yaşıyorken kendi dünyamda, göze geldim,köze düştüm, dize geldim. Yanıyorum. Bir çift göz yaktı beni, dize getirdi. Düşen kar taneleri bile yetmiyor yangınımı söndürmeye. Aman ha, sakın ola dokunmayın, bırakın yanayım, bırakın yanalım. Dostlar başına böyle gözler, böyle köz, böyle yangın. Mevsim kış, ama bahar güneşi çarpmış gibiyim, sıcacık, sıcacığım… Kaçığım.
   
       
GÖZLERİNDE SON GECE
IşıkLarın biL£ Térk£ttiği
Zifiri kAranLık SokAkLardA YürüyoRum
HéR Yér Géc£nin RénGi , öLümün SéssizLiği
Dur £smé Yin£ KaLbimiN RüzGaRı
sAvuRma Bütün AnıLarımı
TéK Arzum GözLériNd£ SoN G£c£
YıLdızLarıN BiLé KayboLduĞu Gökyüzünd£
YaĞMurdAn SırıLsıkLam IsLanmış SokAkLardA
£Lind£ KaN Kırmızısı GüLLérLé BékLé B£Ni
TéK Arzum GözLérind£ SoN Gécé
Néfés ALışLarıM YavaşLıyor
Hadi çAbuk OL , Daha çAbuk!
GözLérim Yavaş Yavaş Kapanıyor
£Lind£ KaN KıRMıZıSı GüLLérLé GéL
TéK Arzum GözLérind£ SoN Gécé
Gécikm£déN GéL
YoksA Yérd£ Térk£diLmiş Cansız Bir Béd£n BuLurSun...
March 06
|
|
|
|

Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım
Sensizliğin köşe başındayım
Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar
Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum
Bütün umutsuzluğuma inat
Yine seni arıyorum...
Dudaklarımda bildiğin o ıslık
Sokak lambalarına sığınıyorum
Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle
Bir deli rüzğar saçlarımda
Yalnızlıktan üşüyorum
Bulamayacağımı bile bile
Yine seni arıyorum...

Anlatacak nelerim var bir bilsen
Içimde ihtilaller kopmuş
Kendimi sürgüne verdim
Mutluluğum çoktan iflas etmiş
İtiraza hakkım yok biliyorum
Beni savunmak sana düştü
Seni arıyorum...
Yarım kalmış şiirlerim gibisin
Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda
Öylesine eksiğim sensiz
Öylesine sahipsiz.

İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum
İçinde geç kalmışlığın çaresizliği
Çocuklar gibi ağlıyorum
Ve gel gör ki her damla gözyaşımda
Yine seni arıyorum...
|
|
|
|
|
DİYEBİLSEYDİM Anladım diyemem ki! Suçluyum Belki ben anlatamadım sana kendimi Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi Her gün her dakika seni özlerdim Bitmezdi kederim senin yanında bile Susardım, gözlerime baktığın zaman Mermer bir heykelin çaresizliğiyle Oysa neler düşünürdüm sen yokken Sana kavuşunca neler söylemek isterdim Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi Ayrılık başlayınca ben biterdim En kötüsü beni koyup gitmendi O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz Ve nice yıllar kovalardı birbirini Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler Bütün teselliler uzaklarda kalırdı Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler Ne olurdu saadetlerin en büyüğü İşte ellerimde al, diyebilseydim Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim
| |
|
|
|
|
|
|
Seni seviyorum
Seni seviyorum,
Geri dönmeyeceğini biliyorum.
Ne desen
Ne söylesen haklısın.
Ama, sanki her an gelecekmişsin gibi,
Sanki görünüverecekmişsin gibi köşeden;
aptalca tutkularla, umutlarla, seni bekliyorum
Bir an kırılıyorum, ümitlerim tıkanıyor.
Ama içimi ateşleyen bir kıvılcım rahat bırakmıyor,
Kasıp kavuruyor gönlümü.
Yalnızlığımı paylaşan şu dört duvar,
Senin sıcaklığınla boğuyor sanki beni
Terliyorum , daralıyorum, yanıyorum…
Şimdi “ne olacak?” diye soruyorum kendime.
Yaşanan o güzel anlar bir anda silinecek mi?
Yabancı gözlerle mi bakacağız birbirimize?
Her telefon çalışında yüreklerimiz titremeyecek mi?
Bu kadar kolay mı, basit mi her şeyi bir kenara atmak?
Gurur dediğin ne ki, işte ben onu ezdim bile
Ama senin gurur dediğin şey:
Korkuların , iki üç başı boşun sözleri…
Sana uzaktan bakıp da konuşamamak, dokunamamak,
sözcüklerin, şarkıların anlatıp yansıtamayacağı şeyler…
O kadar zor ki gözlerimi gözlerinden kaçırmak,
O kadar zor ki gözyaşlarımı saklamak,
O kadar zor ki kalbimi dinleyememek,
Hayır , asla!
Kimse bana vazgeçirtemez,
Bu kimselere anlatılamaz, sadece hissedilir
Ama sen bunu hissetmedin,
Hissedemedin ….
Şimdi her şey aynı,
Sen ve ben ayrıyız,
Ben , hep seni seven ben,
Sen , hep aynı sen…
Değişen şeyler ise, sokaktaki fren sesleri, ses tonları ve ayrılık…
Her şey bu kadar hafife alınabilir mi?
Bir insan bu kadar kolay yargılanabilir mi?
Hesapsız , kitapsız…
Kolay mı bu kadar çabuk pes etmek?
Kolay mı bu kadar bırakıp kaçıvermek?
Ne olur “seni hiç sevmedim” de,
“senden nefret ediyorum” de
Ama gözlerimin içine bakarak söyle.
Tanrım neden, niye bu kadar acı?
Kalbim bunu taşıyamayacak, yeter artık!
O nasıl yok olduysa , bu sevgide yok olsun…
Ya da al canımı
Sevgi bu kadar basitse, ölüm de bu kadar basit.
Daha ne kadar göz yaşı, daha ne kadar acı var?
Daha cezam dolmadı mı?
|
|
|
|
| |
~BU KALP~
February 19 Bir tablo hayal edin... Sanat eseri. Miras... Size ait. Tuvali, Türkiye coğrafyası. Boyası, şehit kanı, alın teri. Her sabah uyanıyorsunuz. .. Gururla seyrediyorsunuz. .. Ama birileri, her sabah sizden önce uyanıp, o tablonun başına geçiyor ve orasına burasına, minik minik fırça darbeleri atıyor. Her sabah, bir minik fırça darbesi. Usta işi. Küçük küçük değişiyor tablo. Aniden değil. Milim milim. Alıştıra alıştıra. Yedire yedire. Aradan yıllar geçiyor... Tablo, o tablo olmaktan çıkmış! Komple değişmiş. Ama dedim ya... Kanıksamışsınız. Bakıyorsunuz bakıyorsunuz, o tablo, hâlâ aynı tablo zannediyorsunuz.
Peki, fark, nasıl farkedilebilir? "Orijinal"in aslında ne kadar değiştiği, ne hale getirildiği, ilk bakışta " şak diye" nasıl anlaşılabilir? Tek çare var: Kıyas. Tablonun ilk haliyle... Son halini yan yana koymalı .
E hadi, koyalım yan yana...
Türk Telekom, Arap'ın.
Telsim İngiliz'in.
Kuşadası Limanı İsrailli'nin.
İzmir Limanı Hong Konglu'nun.. .
Araç muayene işi Alman'ın.
Başak Sigorta Fransız'ın.
Adabank Kuveytli'nin.
İETT Garajı Dubaili'nin.
Avea Lübnanlı'nın. Petkim? Ermeni'nin. (Kazak'a sattık, dediler. Kazağı bi çıkardık.. Ermeni...)
N'olacak bu memleketin hali? Rakı , Amerikalı'nın. Finansbank Yunanlı'nın... Oyakbank Hollandalı'nın. Denizbank Belçikalı'nın. Türkiye Finans Kuveytli'nin. TEB Fransız'ın. Cbank İsrailli'nin. MNG Bank Lübnanlı'nın. Alternatif Bank Yunanlı'nın. Dışbank Hollandalı'nın. Şekerbank Kazak'ın. Yapı Kredi'nin yarısı İtalyan'ın. Turkcell'in yarısı Finli'nin Rus'un. Beymen'in yarısı Amerikalı'nın. Enerjisa'nın yarısı Avusturyalı'nı n. Garanti'nin yarısı Amerikalı'nın. Eczacıbaşı İlaç, Çek'in. İzocam, Fransız'ın. TGRT(Fox) Amerikalı'nın. Demirdöküm Alman'ın. Döktaş Fransız'ın. Süper FM Kanadalı'nın. Hepsi Türk'tü. Sadece 4.5 yıl önce.
Ya, sattılar. Ya, satışa teşvik ettiler. Ya da, kasıtlı IMF politikalarıyla söke söke satışa mecbur ettiler.
Taş üstüne taş koyanı, iyi kötü görmüştük de... Taş üstünde taş bırakmayanı, ilk defa gördük… February 01 TutamayacagIm sözler vermem. AdImlarImda 'kim ne der' diye düsünmem. Basit kisilerle polemige girmem. Dünyada kimse üzülsün istemem. BazI seyleri asla affedemem. Geçmisime takIlIp dert etmem. YasanmIslIklarI kolay silemem. AcIyI tanIdIgIm için kimseye çektirmem. Cesaretsizligi 'gurur'la örtmem. Yalan ve taktiklerle ugrasmayIn, yemem! Dostuma laf ettirmem. TutkularIm var, vazgeçemem! Gidiosa eger, çok özlesem bile dön demem. Artk kimseye kolay kolay güvenemem, bi daha güvenmedikçe sevemem. Bazen çok severim ama söylemem! AgIr geliosa bunlar; firar serbest, üstelemem. Gidene kal kalana git demem. Dün canIm olan yarIn düsmanIm olmaz benim! YasananlarIn hatIrasI hep saklI kalIr, hatIrlarI hep sorulur, selamlarI hep alInIr... January 31 Sonunda Ogrendim. . .
En sonunda ögrendim galiba ya da kafama vura vura zorla ögrettiler...Neyi mi ?
Aklimi kullanmayi...
Iyice tanimadan hiç bir insana baglanmamayi...
Beni takmayani takmamayi...
Verdigim degeri haketmeyen insanlari silmeyi...
Arkama dönüp bakmamayi...
Insanlari degistiremeyecegimi (özellikle yalancilari)
Insanlarin doldurusuna gelmemeyi...
Çamura tas atmamayi (mutlaka üstünüze siçrar)
Hiç kimse için kendime saygimi yitirecek birsey yapmamayi...
Gözyaslarimin degerini bilmeyi ve onlari degmeyecek seyler için harcamamayi...
Bir çift tatli söze kanmamayi...
Ben izin vermeden kimsenin beni üzemeyecegini...
Kendimin herseyden önemli oldugunu ÖGRENDIM!
Seni kaybettim ama en önemlisi , kendimi yeniden kazandim..........
Hayatin en hüzünlü ani, deli gibi sevdigin insanin buna hiç degmedigini gördügün andir.
Ve en büyük kaybin onun için harcadigin zamandir. Senin askini su gün hak etmeyen, Bil ki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir &Gn
UNUTAMADIM...
Ben, arkandan sadece baktım. Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki... "Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini. Gidersen sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak. Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana. Konuşamadım...
Gittin... Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu bacağımı bu kadar acı duymazdım. Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden. Ağlayamadım...
Gittin... Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek, tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı. Anlatamadım...
Gittin... Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten? Ürperdin yine biliyorum. Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu. Tutamadım...
Gittin... Bir yıkım gibiydi gidişin Sen adım adım uzaklaşırken benden Çöküp kaldı bedenim olduğu yere Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım. Kalkamadım...
Gittin... Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum Hazırdım gidişine, Kaçak zamanları yaşıyorduk Zaman bitecek ve sen gidecektin Bense, gidişinin ertesi günü Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım. Başlayamadım...
Gittin... Bir şey söyledin mi giderken? "Kal" dememi istedin mi? Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi? "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi? Beynim öylesine uğulduyorduki. Duyamadım...
Gittin... Nereye gittiğin önemli değildi Binlerce kilometre uzakta da olsan, iki metre ötemde de farketmiyordu. Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu. Kurtulmalıydım senden, bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım. Kurtulamadım...
Gittin... Unutulanların arasına katılmalıydım Anıları bir sandığa koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım. Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim. Yapamadım...
Gittin... Bir okyanusun ortasında tek küreği kaybolmuş sandalda Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi. Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni, Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde, Bil ki; seni Unutamadım...
|